Sabah gazetesinin Aktüel Pazar ekinde `çay` üzerine Özlem Yılmaz imzalı geniş bir dosya yayımlandı.
Haber şöyle: İyi çay 20 dakikada olur Yüzyıllardır sofraların, sohbetlerin baştacı olan çay 29 ülkede üretiliyor. Çay üretiminde Hindistan birinci sırada, Türkiye ise beşinci sırada yer alıyor. Damak tadımızın vazgeçilmezlerinden olan çay, hem sofralarımızın hem sohbetlerimizin baştacı olmuştur her zaman. Dünyadan en fazla çay üreten beşinci ülke olmamızla birlikte zamanla yemeklerden sonra içilen kahvenin yerine alan çay, artık yaşamın her anında tüketiliyor. Türkler, demleyerek batılılardan farklı bir tatla içiyorlar. Batılılar ise, çayı sıcak suyun içine bırakıyor ve birkaç dakika sonra içiyor. İstanbul`un en iyi semt kahvehanelerinden biri Erol Taş Kahvesi`nin 15 yıllık çaycısı Hasan Yıldız, `İyi bir çay için çinko demlik tercih edilmeli. Küçük demlikler daha iyi sonuç veriyor. Çaydanlığın kireçli olmamasına da dikkat etmek gerekiyor` diyor. 75 YTL`ye bir bardak çayın satıldığı ünlü kahvehanenin ünlü çaycısı şunları anlatıyor `Çayı kaynar su üzerine bırakıyoruz. Böylece çay daha iyi demleniyor. Suyun devamlı kaynaması gerekiyor. Musluk suyu yerine, kaliteli su kullanıyoruz. Çay, yirmi dakikada hazır hale geliyor. Bu yöntemle 2 su bardağı çaydan, 20 kişilik çay çıkıyor.` Rizeliler Lokali Başkanı Hayati Aksu da iyi bir çay demlemenin sırrını şöyle açıklıyor: `Porselen demlik veya bakır demlik kullanılmalı. Eğer bunlar yoksa alüminyum demlik tercih edilmeli. Çelik çaydanlıkta çay iyi olmaz. Su 110 derecede kaynatıldıktan sonra üzerine çay ilave edilir. 110 derecedeki buhar üzerinde çayı 20 dakika bekleteceksiniz. Çayın suda çökmesi mutlaka beklenmeli. Kullanılan çay da çok önemlidir. Türkiye`de en iyi çay Çaykur`un çayıdır. Harmana gerek yok. Kaçak çay da asla kullanılmamalı. Çünkü Suriye`den gelen çay bizim damak zevkimize uymuyor. Bu çay tat vermez sadece rengini koyulaştırır. İçinde ne olduğu belli değildir.` 35 yıllık çaycı Mehmet Kaya ise çayın daha lezzetli olabilmesi için şu ipuçlarını veriyor: `Çay, porselen demlikte pişirilmeli. Çünkü bu demlikler, daha yavaş ısındığından çayı daha iyi pişirir. Ayrıca iyi su kullanılmalı. Kireçli suyla yapılan çay hiçbir işe yaramaz. Gerçek çay tiryakileri ince belli, çayın tavşan kanı rengini gösteren bardakları tercih ediyor.`
NASIL DEMLEMEK GEREKİYOR? İyi su ile yapılmalı. Kireçli, madenli, klorlu su ile çay olmaz. Çayın suyu mutlaka yumuşak huylu, kireç sertliğinden uzak, tatlı bir su olmalı. Porselen demlik tercih edilmeli. Madeni, hele alüminyum demlikte iyi çay olmaz. Su tam kaynama noktasında iken hemen alınıp demliğe aktarılmamalıdır. Demlik önceden ısıtılmalı. Temiz demlik içine her bardak için bir çay kaşığı dolusu çay konularak ılık su ile yıkanmalı. Çaydanlıkta kaynar suyun ateşi kısılarak demlik çaydanlığın üzerine oturtulmalı ve dem kaynatılmamalı. Çayın demlenme süresi 15- 20 dakika olmalı. Demlenen çay yarım saat içinde içilmelidir BEŞ BİN YILLIK KEYİF İlk keşfi M.Ö. 2700`lere dayanan çay, yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip. Çin mitolojisine göre, bilge Çin İmparatoru Sehen Nunk, bir gün ağacın altında otururken, hizmetlilerinden biri su kaynatmaktadır. Tam o sırada bir yaprak kayar suyun içine düşer. Düşen yaprak bir yabani çay bitkisidir. İmparatorun dikkatini çeken bu görüntü, denemesine neden olur ve çayın bilinen ilk keşfi böylece gerçekleşir. M.S 600`lü yıllarda çay Çin`in ulusal içeceği haline gelir. Çin`de yapılmaya başlanan ilk çay tarımı Hindistan`da devam eder. Çinli keşişler, Avrupalı tüccarlar aracılığı ile Japonya, Siri Lanka ve diğer ülkelere yayılır. Çay dünyada yayılmaya başladıkça, kendi topraklarında da üretmeyi amaçlayan toplumlar melezleme yoluyla farklı bitkiler elde ederler. Halen 1500 çay çeşidi bulunuyor. Çeşitlerin her biri farklı özelliklere sahip.
BİZİM YÖNTEM BATI`YA UYMUYOR SABAH Gazetesi yazarı, ünlü gurme Ahmet Örs`e göre, ürettiğimiz çayı kendimiz tüketiyoruz. Çünkü ürettiğimiz çaya Batı`da fazla rağbet olmuyor. Örs, `Bizim çaylarımız, Batılı çay pişirme yöntemlerine uymuyor. Biz çayı uzun süre demlendirerek ve üzerine su katarak içiyoruz. Batılılar ise, çayı sıcak suyun içine bırakıyor, birkaç dakika sonra ne çıktıysa onu içiyor. Bu çayın koyu veya açık olma şansı yoktur. Onların çayları da fazla bekletilmeye müsait değildir, çünkü acılaşır` diyor ve ekliyor: `Bizim çaylarımızın da çok kaliteli olduğunu söyleyemiyoruz. Çayda uç filizlerin toplanıp değerlendirilmesi gerekirken, biz bunu yöre halkının kalkınması için bir ekonomik ödün haline getirdik. Dünyada hiçbir yerde olmayan çay makasını icat ettik. Bu şekilde toplanan çayların kaliteli olması beklenemez. Çay mutlaka porselen demlikte pişirilmeli. Çünkü bu demlikler, ısıyı çok gaddar şekilde yansıtmaz içine. Ayrıca iyi bir su kullanılmalı.`
ÜRETİM 29 ÜLKEDE Dünyada en çok üretilen içecekler arasında çay, ilk beşte yer alıyor. Çay üretimi, 29 ülkede yapılıyor. En çok çay ihraç eden ülkeler arasında ise Sri Lanka, Çin, Hindistan, Endonezya ve dört Afrika ülkesi Kenya, Malavi, Tanzanya ile Zimbabve ilk sırada yer alıyor. Türkiye`nin de içinde bulunduğu 40 ülkede çay tarımı yapılıyor. Siyah ve yeşil çay dahil olmak üzere toplam çay üretimi ise yaklaşık 2 milyon 800 bin ton. Çay üretiminde yüzde 28.3 ile Hindistan birinci, Çin yüzde 23.6 ile ikinci, Kenya yüzde 9.6 ile üçüncü, Sri Lanka yüzde 9.1 ile dördüncü, Türkiye ise yüzde 6 ile beşinci sırada yer alıyor. Türkiye`de çay tarımı, Gürcistan Cumhuriyeti sınırından, Trabzon- Araklı sınırına kadar olan Karadeniz kıyı şeridinde, yer yer 30 km içeriye kadar giren ve yaklaşık 1000 metre yüksekliğe kadar uzanan bölgede yapılıyor. Çay ayrıca Araklı`dan başlayarak Ordu`nun Fatsa ilçesine kadar uzanan alanda yetiştiriliyor. Üretim, Mayıs ve Ekim aylarını kapsayan 6 aylık dönemlerde yapılıyor. Avrupa Topluluğu ve diğer Avrupa ülkelerinde bin 500 ila 2 bin tonluk paketli çay ihraç potansiyeli bulunuyor. Bunun yanında dökme çay olarak Amerika`dan Rusya`ya, Endonezya`dan Kenya`ya, Avrupa`dan Irak`a kadar birçok ülkeye çay ihracatı yapılıyor. Dökme çay ihraç potansiyeli yıllara göre değişmekle birlikte, ortalama 10 bin ton civarında. Türkiye`nin 2004 yılı kişi başı çay tüketimi 2 bin 700 kilogram.